23 Temmuz Sabahı
Ben ve benim gibi düşünen insanlar 23 Temmuz 2007 sabahı bir düşten uyandık.Vatanımızın tam bağımsızlığını savunanlar olarak hep “kaç kişiyiz biz?” diye sorduk, sonra meydanlara çıkıp “Ne ABD Ne AB Tam Bağımsız Türkiye!” diye haykırdık… Ve sandık ki herkes bizim gibi düşünüyor… Vay be dedik biz ne kadar çokmuşuz…
Ne kadar yanıldığımızı hepimiz 23 Temmuz sabahı gördük… Türk halkı için bağımsızlığın filan hiçbir öneminin olmadığını, yolsuzlukların aslında prim yaptığını, şehit cenazelerindeki tepkilerin alışkanlıktan ibaret olduğunu, bu ülkenin tüm kazanımlarının yabancılara satılmasından kimsenin rahatsız olmadığını, esnafın, fındık çiftçisinin, buğday üreticisinin aslında ne kadar mutlu olduğunu, 80 bin fındık üreticisinin sadece canları sıkıldığından sokaklara döküldüğünü, çankaya köşkünde eşi türbanlı ve cumhuriyete açıkça karşı olduğunu söyleyen birinin oturmasının ne kadar çok istendiğini, laiklik , atatürkçülük, halkçılık gibi ilkeleri kimsenin benimsemediğini… ve en kötüsü gerçek Mustafa Kemal’den artık bu ülkenin vazgeçtiğini, Mustafa Kemal’ in sadece ders kitaplarını ön yüzündeki bir resimden ibaret kaldığını gördük….
Şimdi karşı devrim görevini yapmaya evam edecek, tıpkı 50 yıldır yaptığı gibi… Şimdi daha da güçlüler, onların iktidarını isteyen ABD, AB,Ermenistan,Barzani,Yunanistan şimdi çok mutlular… Binlerce yıldır türkleri anadoludan çıkarıp atma idaalleri şimdi içeride de kendisine kayıtsız şartsız teslim olan bir otak buldu…
Biz mi? Bizim için yapacak çok birşey yok bence… Dönemin koşulları bazen devrimci ve ileri görüşlü insanları azınlıktan ve cılız bir sesten ibaret bırakır… Tıpkı kurtuluş savaşında olduğu gibi dönemin koşullarının halkı gerçekleri görmeye zorlaması lazım… Şu andaki sahte pembe balonun içindeki halka gerçekleri göstermek çok ama çok zor…
Allah Türk milletini korusun,
Büyük önder Mustafa Kemal’ in dediği gibi;
“Milleti, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır”….

Ey MilletimBen, Mustafa Kemal’im….
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim.
Hala en hakiki mürşit, değilse ilim.
Kurusun damağım, dilim
Özür dilerim….
Unutun, tüm dediklerimi,
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…
Özgürlük hala,
En yüce değer,
Değilse eğer,
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler
Unutun, tüm dediklerimi,
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi….
Yoksa, çağdaş bir medeniyetin anlamı,
Ortaçağ’a taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız,
Sanatın içine tüküren adamı,
Unutun, tüm dediklerimi,
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın,
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın
Unutun, tüm dediklerimi
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…
Özlediyseniz, fesi, peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi
Hala medet umuyorsanız,
Şıhtan, şeyhten, dervişten,
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden,
Unutun, tüm dediklerimi.
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi…
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek,
Diyorsanız ki, okumasın
Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız,
Unutun,tüm dediklerimi
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…
Fazla geldiyse size,
Hürriyet,Cumhuriyet,
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın..
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, şeyhülislamın,
Unutun , tüm dediklerimi,
RAHAT BIRAKIN BENİ….”
Posted in Tüm Yazılar