Oca
30
2008
0

Sarı Öküz

Sarı Öküzün Öyküsü

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazmış onları.Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye.

Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gerçi bir iki sıyırık alırlarmış ama.. yine de boyun eğmezlermiş aslanların zorbalığına. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı.

Ancak tavşan, fare gibi küçük hayvancıklarla beslenir olmuşlar. Git gide güçten düşmüşler. Eee, aslan bu, hiç fareyle doyar mı.

- ‘Her halde bize bu otlağı terk etmek düşüyor’ demiÅŸ Aslanlardan birisi. – ‘Evet’ diye tasdik etmiÅŸ diÄŸerleri.

Nereye gideriz diye düşünürlerken ‘bir dakika’ diye bir ses duymuÅŸlar gerilerden. Herkes dönüp bakmış sesin geldiÄŸi tarafa. Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz bir ferdi olan Topal Aslan’mış söze atılan.

-’Hayır’ demiÅŸ, ‘hiç bir yere gitmiyoruz. Siz bana bırakın, ben hallederim

bu iÅŸi.’

İnanmamış kimse ona ama haydi bir şans verelim ne çıkar diye düşünmüşler. O da almış yanına bir iki aslan gitmiş öküzlerin yanına. Beyaz bayrak çekmeyi de unutmamış. Öküzlerin lideri olan Boz Öküz başta olmak üzere beş irikıyım öküz yaklaşmış onlara. Sormuşlar ne istediklerini.

Topal aslan baÅŸlamış konuÅŸmaya. Bir yandan da Boz Öküz’ün sivri Ve kocaman boynuzlarına bakıp ürperiyormuÅŸ.

- ‘SaygıdeÄŸer öküz efendiler’ diye baÅŸlamış lafa. ‘Bugün buraya sizden özür dilemek için geldik. Biliyorum sizleri çok defa incittik, kimbilir kaçınızda ÅŸu pençemin izi vardır. Ama inanınız bunların hiç birini isteyerek yapmadık. Biliniz ki biz aslanlar barışçı bir milletiz. Hele öküzlerle hiç bir alıp vermediÄŸimiz olamaz. Ancak evet size defaatla saldırdık, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki Sarı Öküz yüzünden. Onun rengi öyle sizinkiler gibi deÄŸil ki. Gözümüzü kamaÅŸtırıyor, aklımızı baÅŸimızdan alıyor.Onu gördükmü ne kadar barışsever olduÄŸumuzu unutup size saldırıyoruz,ve sürünüze zarar veriyoruz. Yoksa bizim sizinle hiç bir alıp veremediÄŸimiz yok. Onun yüzünden hepiniz zarar görüyorsunuz. Bir türlü hayatınızdan emin rahat rahat otlayamıyorsunuz, belki geceleri bile bizim kükrememiz sizin uykunuzu kaçırıyor. Bunların hepsi Sarı Öküz’ün suçu. Verin onu bize, siz kurtulun, biz de barış içinde yaÅŸayalım’ demiÅŸ.

Boz Öküz,diÄŸer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiÅŸ. Hepsi de sıcak bakmışlar bu teklife. Bir tek yaÅŸlı Benekli Öküz “olmaz” demiÅŸ ama kimseye dinletememiÅŸ sesini.

Zavallı Sarı Öküz kurban edilmiş aslanlara. Hepsi birden saldırmışlar zavallı öküzün üzerine. Bir ikisini fırlatmış üstünden ama bitkin düşmüş az sonra. Çırpınmış, haykırmış, yardım istemiş, yalvarmış, ama yokmuş onu işiten.

DiÄŸerleri üzülmüşler üzülmesine ama elden ne gelir ki.Bütün sürünün selameti için bir öküz…,gerekliymiÅŸ bu.Gerçekten de günlerce sürüye hiç bir saldıran olmamış. Huzur İçinde geçer olmuÅŸ günleri.

Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki.Hele Öküz etinin tadını aldıktan sonra.”Acıktık” demiÅŸler Topal Aslan’a daha bir kaç hafta bile geçmemiÅŸken.

O da yine almış yanına bir kaçını, bir defa daha gitmiÅŸ Boz Öküz’ün yanına. - ‘Selam’ diye girmiÅŸ söze. ‘Gördünüz ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz. DoÄŸru kararınız için sizi bir daha kutlamak isterim. Siz de huzur içindesiniz, biz de. Ne mutlu. Yalnız buraya bunları söylemek için gelmedim. Büyük bir problemimiz var.’

- ‘Nedir?’ demiÅŸ Boz Öküz merakla..

-Åžu sizin Uzun Kuyruk’ demiÅŸ Topal Aslan. “Öyle uzun bir kuyruÄŸu var ki nereden baksak görünüyor. O kuyruÄŸunu salladıkça bizim de aklımız baÅŸimızdan gidiyor. Gözümüz dönüyor, sürüye saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Halbuki siz öylemi ya, hepiniz normal kuyruklusunuz. Bir onun suçu yüzünden korkarım hepiniz zarar göreceksiniz. Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve sevgi içinde iki taraf da hayatını sürdürsün.

Boz Öküz yine istiÅŸare yapmış sürünün ulularıyla. Yine sadece Benekli Öküz olmuÅŸ karÅŸi çıkan. Hepsi de “verelim gitsin” demiÅŸler.İstiÅŸare daha da kısa sürmüş bu defa. Dışlamışlar Uzun Kuyruk’u sürüden. Saatler sürmüş zavallının çırpınışları ama sonunda o da yenik düşmüş aslanlara.

Tekrar tekrar yinelenmiÅŸ bu olanlar. Her geçen gün daha da semirmiÅŸ aslanlar. AlabildiÄŸince güçlenmiÅŸler. Öküzlerse her geçen gün daha da zayıflamışlar, seyreldikçe seyrelmiÅŸler. Aslanlar küstahlaÅŸtıkça küstahlaÅŸiyorlarmış. Artık bir sebeb bile söyleme gereÄŸi duymuyorlarmış.’Verin bize ÅŸu öküzü yoksa karışmayız’ derlermiÅŸ sadece.

Zavallı öküzlerin hayır diyebilecek güçleri kalmamış. Hepsi birer birer can veriyorlarmış aslanların pençesinde. Boz Öküz de aralarında olmak üzere bir kaçı kalmış en sona. “Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu harbi aslanlara karÅŸi, oysa ne kadar da güçlüydük?” diye sormuÅŸ biri Boz Öküz’e.

-”Biz” demiÅŸ Boz Öküz gözleri nemli ve sesi piÅŸmanlıkla titreyerek

-’Sarı Öküzü verdiÄŸimiz gün kaybettik bu harbi…’

Yaziyi gonderen sitesahibi in: Tüm Yazılar |

Sitemap | Iletisim