BAHRİYE ÜÇOK CİNAYETİ-KARGOCU KIZ
KARGOCU KIZ
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve eski
milletvekili Doçent Dr.Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990′da Ankara’daki evine
gönderilen bir kitabın içine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Üçok, İslam dininin yanlış yorumlandığını, oruç
tutmanın zorunlu olmadığını, İslam’da başörtüsü kavramının da
bulunmadığını savunuyordu…
Üçok suikasti yıllarca karanlıkta kaldı. Ve Mayıs 2000′de Uğur Mumcu
cinayetiyle ilgili Umut Operasyonu başlatıldı. Ankara’da yakalanan ve
kendilerine “Kudüs komandoları” adını veren sanıkların sorgulaması
sonucu Üçok’a yönelik olay da aydınlatıldı. “Tekin” kod adlı Ferhan
Özmen’in parmak izi, Üçok’a gönderilen bombalı pakette tespit edilen
parmak iziyle örtüşüyordu.
Prof. Dr. Muammer Aksoy’un 31 Ocak 1990′da Bahçelievler’deki evinin
girişinde silahla, Doç. Dr. Bahriye Üçok’un 6 Ekim 1990′da evine
gönderilen bombalı paketle 24 Ocak 1993′te Uğur Mumcu’nun aracına konan bomba ile ve 21 Ekim 1999 günü de Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın, otomobiline konan bomba ile öldürülmeleri olaylarını kapsayan Umut Operasyonu’na ilişkin davada, sanıklar, müebbet ve çeşitli hapis
cezalarına çarptırıldı.
Üçok’un hayatına mal olan bombalı paket, İstanbul’da Ekspres Kargo’nun Perşembe Pazarı Şubesi’nden postalanmıştı. Paketi teslim alan isim ise Gülay Calap adlı bir kargo görevlisiydi. O günlerde “Kargocu kız” olarak anılan 1970 doğumlu Gülay Calap, Doçent Üçok gibi Trabzon doğumluydu ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okuyordu.
İfadesinde paketi getirenlerin eşgallerini verdi, robot resimler
çizildi. Ardından kayıplara karıştı. Yıllar sonra, 16 Ocak 1994 günü ise
İzmir’de Türkiye Devrimci Halk Partisi İzmir sorumlusu olarak gözaltına
alındı. Örgütün PKK’nın bir yan kuruluşu olduğu öne sürülüyordu.
Mahkeme, Calap’ı 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Umut Operasyonu davasında yargılanıp mahkum olan sanıkların davaları Yargıtay tarafından “Calap’ın mahkemede tanık olarak dinlenmemesi” nedeniyle bozuldu. Sonra o da mahkemeye getirildi ama sanık sandalyesinde oturan kişileri teşhis edemedi. Paketi teslim eden kişiden telefon numarası alırken yüzüne bakmıştı. “Orta boylu, ince bıyıklı bir kişi” diye hatırlıyordu ama ”Paketi veren kişiyi bugün yakalayıp getirseler, o şahıs demem mümkün değil” diyordu.
ŞİMDİ NEREDE?
İşte bir zamanlar “Üçok suikastinin kilit ismi” denilen, sonra ortadan
kaybolan ve ardından PKK ile bağlantılı bir örgüt nedeniyle hapse mahkum olup 12 yıl yattıktan sonra serbest kalan “kargocu kız” bugün nerede dersiniz? Gülay Calap, DTP’nin 8 Kasım 2007 günü yapılan kongresinde, önce Parti Meclisine, sonra MYK’ya seçildi. Şimdi ise DTP Genel Başkan Yardımcısı…
Üçok suikastindeki “kargocu kız” tam 17 yıl sonra DTP kongresinden
çıktı. Hem de partinin yöneticisi olarak…
Gülay Calap, Çanakkale’de 21 Mart 2007 tarihinde, DTP Parti Meclisi üyesi olarak katıldığı Nevruz etkinliğinde yaptığı konuşmada, bölücü terör örgütü PKK’yı ve lideri Abdullah Öcalan’ı övdüğü iddiasıyla, “suç ve suçluyu alenen övmek” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.
Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesi’nde 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Gülay Calap, bugüne kadarki iki duruşmaya katılmadı ve talimatla ifadesi alındı.
Calap hakkındaki davanın üçüncü duruşması 24 Ocak’ta yapılacak.
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Onder’in , “Ne mutlu Turkum diyene!”
anlayısına karsi cikan herkes Turkiye Cumhuriyeti’nin dusmanidir ve oyle kalacaktır.
Not: Bu Yazı http://www.bizkackisiyiz.com adresinden alınan Serdar Hoş adlı kişinin yazdığı bir yazıdır.
Posted in Tüm Yazılar